|
GÜNCEL KDV ORANLARI (SON DÜZENLEMELERLE YENİLENMİŞ OLARAK) |
|
Cuma, 22 Ağustos 2008 |
|
GÜNCEL KDV ORAN LİSTESİ (2007/13033 SAYILI B.K.K EKİ KARAR KAPSAMINDAKİ ORAN VE LİSTELER) Karar Sayısı : 2007/13033 Ekli “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 19/12/2007 tarihli ve 113034 sayılı yazısı üzerine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci ve 36 ncı maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 24/12/2007 tarihinde kararlaştırılmıştır. MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR Katma değer vergisi oranları MADDE 1 – (1) Mal teslimleri ile hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranları; a) Ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için, % 18 b) Ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için, % 1 c) Ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için, % 8 olarak tespit edilmiştir. (2) Finansal kiralama işlemlerinde, işleme konu olan malın tabi olduğu katma değer vergisi oranı uygulanır. (3) (I) sayılı listenin 2/a sırasında yer alan ürünlerin perakende safhadaki teslimlerinde bu maddenin (a) bendinde öngörülen vergi oranı, 1, 2/b ve 3 üncü sıralarında yer alan ürünlerin perakende safhadaki teslimlerinde ise (c) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır. (4) Perakende safhadaki teslimden maksat; teslimi yapılan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere satılmasıdır. Ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde kullanacak olanların gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmamaları halinde bunlara yapılan teslimler de perakende teslim sayılır. (5) (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında yer alan "kullanılmış" deyimi, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre özel tüketim vergisine tabi olmayan taşıtları ifade eder. Mal ve hizmetleri tanımlama yetkisi
|
|
Devamını oku...
|
|
Eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu kaldırıldı |
|
Cumartesi, 07 Haziran 2008 |
|
Çalışma hayatında, işverenlerin istihdam artışına en büyük engel olarak gösterdiği düzenlemelerden birisi olan, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunda önemli değişiklikler yapıldı.
5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan düzenlemeye göre; işverenler, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde 3 özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde 4 özürlü ve yüzde 2 eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü olacak. Diğer bir deyişle, özel sektör işyerlerinde eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu kaldırılmış oldu. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanacak. Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınacak. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülecek. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülecek. İşyerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınacak. Özürlü işçiler İş-Kur'dan sağlanacak İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlayacaklar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. |
|
Devamını oku...
|
|
Hizmet ihracında bedel bir ay içinde gelmeli mi? |
|
Cumartesi, 07 Haziran 2008 |
|
Günün Sözü:
"Vision&Mision without execution is illusion." (Sadece öngörü ve hedefin olması uygulama olmaksızın hayalden öte bir anlam taşımaz.) Konuyla ilgili olarak yayımlanmış bulunan ve hizmet ihracatının usul ve esaslarının belirlendiği 26 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin (K) bölümünde, hizmet ihracatında katma değer vergisi istisnası uygulanabilmesi için;
Öte yandan, 84 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin Mahsup Talebinde Aranılan Belgeler başlıklı I/1.1.3. bölümünün (ii) bendi uyarınca, hizmet ihracında; - Yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen faturanın aslı veya fotokopisi, - İhracatın gerçekleştiği döneme ilişkin olarak indirilecek katma değer vergisi listesi ile ihraç edilen hizmet nedeniyle yüklenilen vergi miktarına ilişkin hesaplamaları gösterir tablo, - Münhasıran 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumlarınca düzenlenmiş döviz alım belgesi aslı veya ilgili banka veya özel finans kurumu şubesince onaylanmış örneği ya da dövizin yurtdışından geldiğini gösteren bankadan alınmış belgenin, İbrazı gerekmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
İşverenler kendi şirketinden SSK'lı olamayacak |
|
Cumartesi, 07 Haziran 2008 |
|
5754 sayılı kanuna göre, limited şirket ortakları, 4/a kapsamında sigortalı bildirilemeyecekler. Fakat, kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalı (SSK) olup, yeni kurulacak bir limited şirkette kurucu ortak olacak kişi sonradan yaşlılık aylığı için müracaatında hangi kanuna göre (SSK ve Bağ-Kur) emekli olacak. Şu anda limited şirketi ortağı olup, aynı zamanda kendi şirketinde, SSK'lı olarak çalışan ortağın durumu ne olacak? Faruk Şenses
5510 sayılı yasa öncesinde, Türkiye'de, sigortalıların hangi sosyal güvenlik kuruluşunun kapsamında bulunacağı statülerine göre belirlenmişti. Bağımsız çalışanlar, esnaf ve sanatkarlar Bağ-Kur; Devlet Memurları Kanunu'na tabi olanlar TC Emekli Sandığı ve bir iş sözleşmesine dayanarak sigortalı olarak çalışanlar ise SSK tarafından sosyal güvenceye kavuşturulmaktaydı. Her üç kurumun 5502 sayılı kanunla "tek çatı" adı verilen SGK bünyesinde birleştirilmesinden sonra, uygulama yasası olarak hazırlanan 5510 sayılı yasa kapsamında sigortalı olanlar 4/a (eski SSK'lılar), 4/b (eski Bağ-Kur'lular) ve 4/c (eski Emekli Sandığı iştirakçileri) olarak sınıflandırılmıştır. Okurumuzun kısmen belirttiği gibi, 5754 sayılı kanunla sosyal güvenlik reformu olarak adlandırılan 5510 sayılı kanunun sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53. maddesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Buna göre; sigortalının, 4/(a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle 4/(c) bendi kapsamında, 4/(c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacak. Yine, aynı madde uyarınca 4/(b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4/(a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirilemeyecekler. |
|
Devamını oku...
|
|
İŞ KANUNUNDA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER |
|
Cumartesi, 07 Haziran 2008 |
|
İŞ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
OZET : 5763 sayılı Yasa ile isverenler uzerindeki istihdam yukunu azaltıcı ve isyeri acmayı kolaylastırıcı duzenlemeler yapılmıstır. Bu yasada, istihdamın artırılmasına yonelik politikalar dikkate alınarak 26 Mayıs 2008 tarihli ve 26887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5763 sayılı İs Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değisiklik Yapılması Hakkında Kanunla isveren uzerindeki istihdam maliyetlerini azaltıcı bir dizi yeni duzenlemeyle değisiklik yapılmıstır. Bu duzenlemeler ana hatlarıyla asağıdaki gibidir: 1-) Muvazaaya Karşı Asıl İşveren - Taşeron İlişkisi Yazılı Olacak MADDE 1- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” “Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” AÇIKLAMASI Yasayla, asıl işveren ile alt işveren (Taşeron şirket) arasında kurulan ilişkinin yazılı yapılması şartı getiriliyor. Buna göre, iş alan alt işveren, kendi iş yerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı işverenlik sözleşmesini, gerekli belgelerle, çalışma bölge müdürlüklerine bildirecek. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu iş yerine ait belgeler, gerektiğinde iş müfettişlerince incelenecek. İnceleme sonucunda muvazaalı (Danışıklı) işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu, işverene tebliğ edilecek. İşveren, bu rapora, tebliğ tarihinden itibaren 6 iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilecek. İtiraz üzerine verilen kararlar, kesin sayılacak. Eğer itiraz edilmemiş veya mahkeme, danışıklı işlemin tespitini onamışsa, tescil iptal edilecek. Alt işverenin işçileri, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacak. Yaptığı işle ilgili bölge müdürlüklerine bildirimde bulunmayan alt işverene, çalıştırdığı her işçi için 150 YTL, iş yerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı 10 bin YTL idari para cezası verilecek. |
|
Devamını oku...
|
|